Italiano'nun Planı: Önce Diren, Sonra Vur
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nin ilk haftasında Marsilya'yı ağırlamaya hazırlanıyor. Vincenzo Italiano ve ekibi, Fransız ekibinin son üç maçını kare kare analiz etmiş. Özellikle Rennes karşısındaki 1-0'lık yenilgi, siyah-beyazlı teknik heyetin not defterinde kırmızı kalemle işaretlenmiş durumda.
Bakın, Marsilya o maçta ilk yarıda yüksek presle rakibini boğdu. Ama ikinci yarı aynı takım sahada yoktu. 50. dakikadan sonra ayaklar ağırlaştı, pas bağlantıları koptu. Bruno Genesio'nun takımı üst üste üçüncü kez sahadan boynu bükük ayrıldı. Bu tablo, Italiano'nun maç planının temel taşı haline gelmiş.
İlk 20 Dakika ve Merkez Savaşı
Italiano'nun oyuncularından ilk 20 dakikada savunma güvenliğini ön planda tutmalarını istemesi bekleniyor. Mantık basit: Marsilya'nın baskısını kır, tempoyu düşür, hatasız oyna. 20 ile 60 arasında oyun dengelenmeli. Peki nasıl? Merkezde Pierre-Emile Hojbjerg'in pas kanallarını tıkamakla.
Danimarkalı orta saha, Marsilya'nın oyun kurucu beyni. Onun bağlantıları kesilirse, Fransızların hücum akışı sekteye uğruyor. Beşiktaş'ın topu kazandığında yana veya geriye oynamak yerine ilk pası dikine kullanması isteniyor. Bu detay küçük görünebilir ama Italiano'nun oyun anlayışında geçiş hücumları her şeyden önce geliyor.
60'tan Sonra Sahne Alacak Hamle
Asıl plan son yarım saatte devreye girecek. Marsilya'nın son maçlarda 50. dakikadan sonra fiziksel olarak geriye düşmesi, Italiano'nun 60-70 arasında yapacağı değişikliklerle tempoyu yükseltme hedefini doğurmuş. Yani Beşiktaş, rakibin yorgunluğunu bekleyip sonra boğazına çökecek.
Rennes'in galibiyet golü arka direk organizasyonundan gelmiş. Bu gol, teknik heyetin gözünden kaçmamış. Italiano, oyuncularına arka direk koşuları ve ceza sahasına sonradan girişler konusunda özel çalışmalar yaptırmış. Kanatlar ve hücum hattı, Marsilya savunması yerleşmeden hızlı geçişler deneyecek.
Murillo'nun Ekstra Mesaisi
Eski Marsilyalı Amir Murillo, bu maça ayrı bir özenle hazırlanıyor. Panamalı oyuncu, daha önce duran toplarda sorumluluk almıştı. Şimdi antrenmanlarda serbest vuruş çalışmalarına ekstra mesai ayırdığı söyleniyor. Eski takımına karşı oynamak her futbolcu için farklı bir motivasyondur. Murillo'nun bu ekstra çabası, Italiano'nun duran top planında ona özel bir rol biçtiğini gösteriyor.
Açıkçası Beşiktaş'ın bu maçtaki en büyük avantajı, Marsilya'nın form düşüklüğü değil, kendi sabrı olacak. Çünkü ilk 20 dakikada paniğe kapılıp öne çıkarsa, Hojbjerg'in paslarıyla açılan savunma arkasına toplar can yakar. Italiano'nun istediği şey, kontrollü bir bekleyiş ve doğru anda patlayan bir hücum.
TahminciDede yorumu:
Marsilya'nın üst üste üç maç kaybetmesi kulağa Beşiktaş için büyük fırsat gibi geliyor ama bu tür rakipler genelde böyle dönemlerde ya patlar ya da dişini sıkar. Rennes maçında gördüğümüz o ikinci yarı çöküşü, Italiano'nun ekmeğine yağ sürmüş. Yine de Beşiktaş'ın ilk yarıda gol yememesi şart. Erken bir gol, bütün planı çöpe atar. Murillo'nun eski takımına karşı oynayacak olması da işin duygusal tarafı; bakalım bu motivasyon sahaya nasıl yansıyacak.