Saha sonucu net: 3-0. Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris'i evinde farklı geçti. Oh, Murillo ve penaltıdan Orkun'un golleriyle gelen galibiyet, gruplara kalmak adına ciddi bir avantaj sağladı. Ama asıl konuşulması gereken skor değil; oyunun kendisi.

Teknik direktör Sinan Kaloğlu, bu karşılaşmayı teknik açıdan değerlendirdi ve önemli tespitlerde bulundu. Onun gözünden Beşiktaş'ın geldiği nokta, son yılların en umut verici tablosu.

Fiziksel Güç ve Baskı Oyunu

Kaloğlu'na göre Giovanni Italiano'nun Beşiktaş'ında ilk dikkat çeken şey fiziksel seviye. Geçen sezonun hiçbir anında görmediğimiz bir güçle oynuyor Kartal. Daha sezon başındayız ama bu enerji, hocanın oyun felsefesinin temel taşı. Takım boyu kısalmış, dar alanda yoğun bir baskı uygulanıyor. Bu baskı, düşük seviyeli rakiplere karşı etkili oluyor; Zalgiris de bundan kurtulamadı.

Bakın, burada ufak bir not düşmek lazım. Bu tarz bir baskı oyununun riskleri yok değil. Kaloğlu da bunu kabul ediyor: baskıdan rahat sıyrılacak kalitedeki takımlar, Beşiktaş'a karşı geniş alanlar bulabilir. Hoca bu riski şimdilik göze alıyor ve karşılığında sonuç alıyor. Bu bir tercih meselesi; şu an için işe yarıyor.

Vücut Dili ve Duygusal Bağ

Takımın vücut dili olumlu. Bu, hocanın fikrinin benimsendiğinin işareti. Kaloğlu'nun dediği gibi, futbolda duygusal güç artık taktiksel sadakatten geçiyor. Oyuncular, antrenmanın ve planın sonucuna inandığında enerji de yükseliyor. Beşiktaş'ta bu bağ kısa sürede beklenenin ötesinde kurulmuş.

Sahada bunu görmek mümkün. Salih'in sade ama faydalı performansı, Olaitan'ın yıpratıcılığı, Orkun'un liderliği... Hepsi birbirine sirayet ediyor. Bu takım, Litvanya deplasmanını turistik bir geziye çevirebilir ve lige odaklanabilir. Elbette eksikler var; ama son yıllara kıyasla Beşiktaş'ın doğru yolda olduğu su götürmez.

TahminciDede yorumu:

Kaloğlu'nun analizi yerinde; özellikle fiziksel güç vurgusu önemli. Ama benim asıl dikkatimi çeken, takımın bu oyuna ne kadar inandığı. İtalyan hoca, oyunculara sadece taktik değil, bir kimlik aşılamış. Bu, uzun vadede Beşiktaş'ı Avrupa'da da iddialı yapar. Yeter ki sakatlıklar ve form dalgalanmaları bu tabloyu bozmasın.